![]() |
Aktif Konular Üye Listesi Takvim Arama |
| |
| Her Telden ( |
|
Konu: YÜZÜK |
|
| Yazar | Mesaj | |
|
ciko
Kıdemli Üye
Kayıt Tarihi: 27-Kasım-2004 Konum: Turkey Aktif Durum: Aktif Değil Gönderilenler: 10984 |
![]() Konu: YÜZÜKGönderim Zamanı: 12-Nisan-2007 Saat 13:29 |
|
|
HAYATIMIZ DA ASLINDA HİÇ FARK ETMEDEN KULLANDIĞIMIZ BAZI AKSESURALARIN GENİŞ BİR TARİHİ OLDUĞUNU BENDE ARA ARA MERAK EDİP ARAŞTIRDIĞIMDA FARK EDİYORUM MESELA EN SIK KULLANILAN YÜKÜKLER Kİ; BİLİYORSUNUZ BİRDE YÜZÜGÜN EVLİLİK ÖNCESİ SÖZ, NİŞAN VE EVLİLİKTE DE AYRI BİR YERİ VAR.
BAKIN BU AKSESUARA AİT KISA BİR TARİHÇE BULDUM VE BANA ÇOK İLGİNÇ GELDİĞİNDEN SİZLERLE DE PAYLAŞMAK İSTEDİM
YÜZÜK
">İnsanlar tarih öncesi dönemlerden bu yana birlikteliklerini bir şekilde dışa yansıtmışlardır. Bu konudaki bazı teorilere göre ilk sembol, kadınların kaçmasını önleyecek keten ya da sazdan örülmüş bir ip ya da bir deri imiş. Erkek bu ipi ilk olarak kadının ayaklarına ve ellerine bağlayıp kaçmasını engellermiş, kaçmayacağını düşünmeye başladığı zaman ayaklarındaki bağı çözermiş. Kaçmayacağına emin olunca da ellerini çözüp sadece parmağına bağlarmış bunu. Bir başka teoriye göre ise yüzük yaklaşık 4.800 yıllık, Eski Mısır’a dayanan bir tarihe sahip. Yüzüğün atası olarak Eski Mısır’da uygulanan kenevir gibi bitkilere yüzük şeklinin verilmesi görülmektedir. Yüzüğün sonu olmayan-çember şekli, doğaüstü güçlere ve ölümsüz aşka bağlanıyordu. Bu, aynı zamanda eski toplumlarda büyük önemi olan güneşin ve ayın şekli idi ve bir olmanın sembolüydü.
"> ">Romalılar yüzük malzemesi olarak bikti yerine güç ve kalıcılığın sembolü olan demiri kullanmaya başladılar. Bu aşamada evlilik sembolü yüzük, sadece kadınlar tarafından takılan, bir anlamda kocalarının mülkiyetinin göstergesi olma amacı taşıyan birer nişane idi. Hem Romalılar hem de Mısırlılar yüzüğü sol ellerinin dördüncü parmağına takıyorlardı. Daha önce belirtildiği gibi bu parmaktan geçen bir damarın direk kalbe gittiği düşünülüyor ve kalıcı aşkın sembolü olduğu vurgulanıyordu. Ayrıca bu parmakta yumuşak metal fazla aşınmıyor ve parmağa da fazla zarar vermiyordu.Bir sonraki aşamada ise labirent tarzında bükülmeleri olan bilmece yüzükler gündeme geldi. Bu yüzükler ilk olarak yaklaşık 2.000 sene önce Asya’da ortaya çıkıp, ilk ticaret yolları ile daha çok evlilik amaçlı kullanıldıkları Orta Asya’ya geldi. Özellikle sultanlar ve şeyhler tarafından, bütün eşlerinin sadakatlerinin güvencesi olarak takılması zorunlu kılınırdı.
860 yılında Papa Nicolas evliliğin ve nişanin belirtisi olarak altın yüzük kullanılması gerektiğini belirtti (damadın yaptığı finansal bir anlaşma olarak da yorumlanıyor). Ayrıca bu olay ile birlikte ilk olarak nişan yüzüğü ile düğün yüzüğü bir birinden ayrılmış oluyordu Ancak kesin ayırım 12. yy’da Papa III. Innocent’ın evliliklere yüzüğün eklenmesi ve törenin kilisede yapılması şartını getirdiğinde gerçekleşti.
">1477 yılında Avusturya Arşidük’ü Maximillian Burgundy’li Mary’ye verdiği elmas nişan yüzüğü ile elmas da yüzüğün bir parçası haline geldi (Asya ülkelerinde zaten değerli taşlar uzun zamandır yüzüğün birer parçası idi ancak yüzük bu toplumlarda evlilik sembolü özelliği taşımıyordu). Bu dönemde ve ortaçağ boyunca sertliği ile elmas kalıcı aşkın en büyük göstergesi olması nedeniyle nişan yüzüklerinde kullanıldı. Aynı zamanda nadir sadece çok zenginlerin karşılayabileceği kadar pahalıydı.Rönesans ile gümüş yüzük büyük bir önem kazandı ve 17. asır boyunca düğün yüzüğü olma özelliğini korudu. ">Aynı dönemde, Amerika’daki muhafazakarlar evlilik yüzüğünü tamamıyle reddettiler. Onlara göre mücevher ahlak dışı ve kişiyi basitleştiren bir unsurdu. Bunun sonucu olarak evlilik nişanesi olarak yüzük yerine işe yarayacak olan yüksük (dikiş dikerken, iğnenin batmasını önlemek için parmak ucuna takılan kesik koni biçiminde koruncak) kullanıyorlardı. Evlilik sonrası, kadınlar genellikle uç kısmı keserek kendilerine yüzüğü oluşturuyorlardı yine de. Victoria Döneminde (1837-1901) yüzükler ikiz kalplere, çiçeklere boğulurken, Edward Döneminde (1901-1910) yaprak girintileri, gümüş işlemeleri ile şekillenmişti. Onun ardından başlayan Art Deco Hareketi yüzük daha basit, modern bir görüntü aldı. II. Dünya Savaşı sırasında askere giden erkeklerin, geride bıraktıkları eşlerini hatırlamak amacıyla takmalarıyla birlikte, ilk olarak erkekler tarafından da kullanılmaya başlandı. ">Değişik kültürlerde değişik anlamı olan yüzüğün her toplumda böyle bir önem taşımaz. Hindistan, Bangladeş gibi ülkelerde evlilik nişanesi olarak yüzüğün kullanılması diğer pek çok özellik gibi batı kültürünün etkisi ile son yıllarda yaygınlaşmaya başlamıştır. Örneğin Hindistanlı bayanlar evli olduklarını saçlarının ön orta kısmını kırmızıya boyayıp, alınlarının ortasına evlilik nişani koyarak belirtirler.
">Son yıllarda en çok tercih edilen malzemeler ise evlilik için altın ya da platin, nişan için elmastır ve çoğunlukla ülkelere göre çiftlerin tercihi çeşitlilik gösterir. Hatta bazı çiftler biraz daha kişiselleştirme amacıyla evlilik nişanlarini parmaklarına dövme ile yazdırmaya başlamışlar. Ancak uzmanlar parmağın iyileşme kapasitesi nedeniyle sonucun belirsiz olduğunu, net olmayan ya da dağılmış bir görüntü oluşabileceğini belirtiyorlar. Ayrıca çiftlerin ayrılması durumunda diğer yüzükler kadar da kolay parmaktan çıkartılamayacağı bir gerçek. Her ne kadar Pamela Anderson’un parmağındaki eski eşinin adı Tommy’yi“Mommy-Anne”ye değiştirmesi gibi bir çözüm bulunabilse bile altın bir yüzüğü çıkarmak daha kolay olsa gerek.http://nazarboncugu.wordpress.com/2005/08/15/tarih-yuzuk/ |
||
|
||
|
|
||
|
k_baygul
Kıdemli Üye
Kayıt Tarihi: 21-Kasım-2006 Konum: ankara Aktif Durum: Aktif Değil Gönderilenler: 308 |
![]() Gönderim Zamanı: 12-Nisan-2007 Saat 13:55 |
|
|
çok güzel bir paylaşım şebnem hanım çok sağolun hiç bukadar derin ve nereden geldiğini düşünmemiştim gerçekten ilginç
|
||
|
||
|
Drezzle26
Kıdemli Üye
Kayıt Tarihi: 21-Mart-2007 Konum: Turkey Aktif Durum: Aktif Değil Gönderilenler: 327 |
![]() Gönderim Zamanı: 12-Nisan-2007 Saat 14:54 |
|
|
paylaşım için teşekkürler
|
||
|
||
|
ZORBAM
Normal Üye
Kayıt Tarihi: 02-Ağustos-2006 Konum: Turkiye Aktif Durum: Aktif Değil Gönderilenler: 157 |
![]() Gönderim Zamanı: 18-Nisan-2007 Saat 11:33 |
|
|
Teşekkürler Şebnemcim.
|
||
|
Her sabah yeni bir gün doğarken
Bir gün eksilir ömürden Her şafak bir hırsız gibidir Elinde bir fenerle gelen ÖMER HAYYAM |
||
|
||
|
öykücafe
Kıdemli Üye
Kayıt Tarihi: 25-Ağustos-2006 Konum: TURKEY Aktif Durum: Aktif Değil Gönderilenler: 1012 |
![]() Gönderim Zamanı: 18-Nisan-2007 Saat 12:05 |
|
|
ABLA GÜZEL PAYLAŞIM OLMUŞ SAOL
|
||
|
||
|
||
Forum Atla |
Kapalı Foruma Yeni Konu Gönderme Kapalı Forumdaki Konulara Cevap Yazma Kapalı Forumda Cevapları Silme Kapalı Forumdaki Cevapları Düzenleme Kapalı Forumda Anket Açma Kapalı Forumda Anketlerde Oy Kullanma |
|